Mr. Milyoner

Tasarruf + Birikim + Yatırım = Finansal Özgürlük

Enflasyon Ne Kadar Yüksek?

Açıkçası Einstein’in genel görelilik kavramını çok detaylı bildiğimi iddia edemem. “Pop-science” seviyesinden hallice.. (O kadar da bilmiyorum diyenler: tık) Her ne kadar fizikle ilgili bir konu da olsa günlük hayata yansımasını kullanılabiliriz diye düşünüyorum. Mesela hafif yokuş bi kırmızı ışıkta durdunuz, ayak frende bekliyorsunuz. Hiç de ayağınızı frenden çekmediğiniz halde birden sanki araba geri gidiyormuş gibi hissettiniz mi? Eminim olmuştur (bana çok oluyor 🙂 ). Ama aslında siz geri gitmiyorsunuz, yandaki arabanın sabırsız şoförü ileri gidiyor.

Einstein’a da olmuş mudur acaba?

İşte çok basit ve fiziki bir durum bile ne kadar “göreli” olabiliyor ve yanılsama içerebiliyor. Bu yüzden enflasyon, reel getiri vs. gibi soyut finansal ölçülerde benim kafam daha çok karışıyor. Sizinki?

Kime Göre, Neye Göre?

Bizim oğlana sorsanız 10 katlı bina yüksek der, bana sorarsanız da bir gökdelen yüksek derim. Mesela %25’leri gören ve şu an %20’ler seviyesindeki enflasyon yüksek mi? Bana sorarsanız yüksek, ama babam biz %100leri gördük evlat bu da yüksek mi diyor!  İşte görelilik kavramını burada kullansak iyi olacak, neye göre kime göre yüksek?

Mahfi Eğilmez’in son yazısını okuyunca aklıma bu enflasyon karşılaştırmasını yazmak geldi (bayağıdır yazmadığım için aslında aklımda çok konu var, ama son giren ilk çıkıyor 🙂 ) Hoca diyor ki:

  • 2000 yılında Dünya kişi başına gelir ortalaması 5.500 $, TR’nin 4.317 $
  • 2017 yılında Dünya kişi başına gelir ortalaması 10.680 $, TR’nin 10.546 $

Kişi başı gelirde sadece Türkiye rakamına bakınca “vay be, çok yükselmiş” diyecekken, Dünya’ya göre bakınca hocanın dediği gibi arpa boyu kadar.. İşte enflasyon için de bir “benchmark” yani karşılaştırma noktası kullanmalıyız.

Enflasyon Yüksek mi, Alçak mı?

Bence hem yüksek hem de alçak! Ama alçak kelimesini hakaret olarak kullanıyorum! Karşılaştırmalı ve göreli cevabı şu an ben de bilmiyorum.. Ama Mahfi hoca gibi yapalım, Dünya’ya göre bakalım ve birlikte görelim nedir enflasyonda durum.

Dünya vs Türkiye

Verileri IMF’nin websitesinden aldım. 1980’dan bu yana Türkiye ve diğer ülkelerin enflasyon oranları var, sağolsunlar belirli gruplar (Developing, AB, Dünya vs.) için ortalamayı da kendileri hesaplamışlar.

Ben de bizimle karşılaştırılabilecek 2 grup seçtim: Avrupa Birliği (AB) ve Dünya. Fakat asıl odaklanacağım, Dünya olacak çünkü AB biraz şey.. farklı.. Yalnız Mahfi Hoca gibi iki rakamı yan yana koyup karşılaştırmakla bitmeyecek bu iş! Çünkü 1980’den 2018’e sadece yüzde enflasyon oranlarıyla karşılaştırmak o kadar da kolay değil..

Örneğin; 90lar için Türkiye enflasyonu %75 ortalamasında gezerken, Dünya’da %20’lerde görünüyor. Fakat 2010larda bizde ortalama %9 iken aynı anda Dünya’da %3’lerde… Konu aynı; enflasyon, ama sanki elmayla armutu karşılaştırmak gibi!

Sonra aklıma bir fikir geldi, neden bizde Dünya’nın kaç katı enflasyon var gibi düşünmeyeyim dedim. Belki iktisatçılar katılmayacaklar bu karşılaştırma yöntemine ama daha iyi bir yol bulan varsa değerlendirelim.

Yüksek Standart

1980’den 2018’e geçen 39 yılda enflasyonumuz %100’leri de zorlamış, %6’ları da görmüş. İşte bu karşılaştırma zorluğunu azaltmak için yıllar boyunca yerli enflasyonumuzun Dünya ortalamasının “kaç katı” olduğunu hesaplayıp o gözle bakmaya çalıştım:

  • 39 yılın tamamının ortalamasına baktığımızda Türkiye’deki enflasyonun Dünyadakinin 4,5 katı olduğunu görüyoruz.
  • Yani Dünya’da enflasyon %5 ise Türkiye’de %22,5 olmuş demek. Veya Dünya’da %20 ise bizde %90 …
  • Fakat 1994-2003 arasındaki anormal yüksek enflasyon dönemini dışarda bırakınca ortalamada 2,7 kat fazla olduğunu belirtmeliyim.

Normale Dönüş

Alt alta rakamlar, sayılar.. Gelin işi grafiğe dökelim ve bence daha net bir resim ile görmeye çalışalım.

Eğer daha yakından görmek isterseniz grafiğe tıklayın, yazıya dönmek için de geri tuşu lütfen.

Önce biraz grafiği açıklayayım:

– Mavi çizgi, ilgili yılda Dünya ortalamasının kaç katı enflasyonumuz olduğunu gösteriyor.

Yeşil çizgi, yukarıda da bahsettiğim 39 yıllık ortalamamızı 4,5’u sabit şekilde temsil ediyor.

Kırmızı çizgiyi ise 1994-2003 yılları arasında gördüğünüz istisna dönemi içermeyen ortalamamızı “2,7 kat” verebilmek için çizdim.

Dünyadan 10 veya daha fazla kat enflasyonumuz olduğu dönem dışında dikkat ederseniz hep kırmızı çizginin etrafındayız. Demek ki, enflasyon konusunda bir standardımız var! Dünya ortalamasının 2,7 katı bizim için “normal” enflasyon.

10 yıllık bir dönemde (1994-2003) normalin çok üstünü görürken, 2004-2013 arasında da normalimizin altında enflasyon yaşamışız. Ama 2017 ve 2018 ile birlikte tekrar yüksek enflasyona merhaba dediğimiz açıkça görülebiliyor.

Mesela; 2018’de Dünya enflasyonu %3,8 imiş, Türkiye’de normal bir enflasyon için 2,7 katı, yani %10,3 oranında enflasyon yaşamalıydık. Ama onun yerine Dünyanın 5 katından fazla ile %20,3 ü gördük.

O Kadar da Yüksek Değilmiş mi?

Genel ortalamada Dünya’dan sadece 4,5 kat fazla olması kulağa çok da yüksek gelmiyor değil mi? Ama enflasyon birikimli giden bir güç, aynı bileşik faiz gibi. Örnek vereyim de, ne kadar fark olduğuna benim gibi ağzı açık bakın:

1980 yılında Türkiye’de, Dünya ortalamasındaki hayali ülkede ve son olarak AB ortalamasındaki başka bir hayali ülkede 100 birim değerinde birer gömlek olsun. Gelin 39 yıllık sonuca bakalım:

  • Türkiye’de 1980’de 100 TL olan gömlek 2018 sonunda kaç TL olmuştur? Tamı tamına 27.509.577 TL, yazıyla yirmiyedi milyon beşyüzdokuz bin beşyüzyetmişyedi türk lirası!
  • Dünya ortalamasındaki hayali ülkede 1980’de 100 birim olan gömlek ise 5.337‘e ulaşmış…
  • AB ortalamasındaki diğer hayali ülkede ise 1980’de 100 birim olan gömlek sadece 905 olmuş…
  • Yani Dünya ile yılda 4,5 kat olan fark 39 yıl birikip sonunda 5.154 kata, AB ile 11 kat olan fark ise 30.380 kata ulaşmış…

İnanılmaz değil mi? Tabi biz paradan 6 sıfır attığımız için gömlek 27,5 TL sanıyoruz, giyersen 🙂

Sonuç ve Değerlendirme

Enflasyon 2017 ve 2018’de yüksekmiş. Neye göre? Dünyaya.

  • 39 yıllık genel ortalamada 4,5 kat,
  • 1994-2003 arası ortalamada 10 kat,
  • 2004-2014 arası ortalamada 2 kat,
  • Normalde ise 2,7 kat fazla enflasyonumuz var.

Bu tabloya göre 2018’de Dünya’nın 5 katından fazla enflasyon ile durum normal görünmüyor.

Son olarak ilginç bir soruyla bitireyim:

Türkiye’de;

  • 1993 yılında %104 olan enflasyon mu?
  • 2018’de %20,3 oranındaki enflasyon mu daha yüksek?

Tüyo: Dünya enflasyonu 1993 yılında %32, 2018’de ise sadece %3,8…

Not: Derdim kesinlikle politika, niye böyle oldu vs. fln değil. Ben sıradan vatandaş gözüyle mevzuyu anlamaya çalışıyorum sadece. Enflasyon nasıl düşer, doğru politikalar vs. hiçbir çözüm önerim hatta fikrim bile yok. Hocalarımız, ekonomistler zaten bunları her yerde 7/24 konuşuyor. Benim derdim; bir fani ve enflasyon-fobik olarak fotoğrafı anlayıp “korunma” yollarını düşünebilmek. Kolay değil, ama düşmanı tanımak da önemli! Bir sonraki yazıda korunmaya eğileceğim.

Not 2: Babama bu şekilde anlatmaya çalıştım ama %20’nin bizim için 2018 itibarıyla yüksek bir enflasyon olduğuna ikna edemedim! Siz okuyuculara ne kadar mesajı aktarabildim, bilemiyorum 🙂 Ben zaten yüksek olduğunu biliyordum diyenler için de en azından vakit kaybı yerine görüşlerini ispatlayıcı kaynak olabilmiştir umarım.

Mr. Milyoner


Yazıyı beğendiyseniz diğer popüler yazılarım:

Yeni yazılar için TwitterFacebook ve Instagram hesaplarından takipte kalın!

Beğendiyseniz lütfen sosyal medyada paylaşın! Soru ve görüşlerinizi de yorum olarak bırakın! Teşekkürler

 

Previous

“Nasıl Milyoner Oldu?” Serisi Final – Milyoner: 2017

Next

Yatırım Araçları Getiri Karşılaştırması 2003-2019

24 Comments

  1. memur

    Yine güzel bir yazı olmuş, teşekkürler Mr. Milyoner! Uzun zamandır yazılarınızı görememiştik.
    Benim bu 6 sıfır işinde aklım karıştı. 27 milyonluk gömlek, 27 lira oldu mu? Oldu. Enflasyon oranı (hesabı) değişmedi bu arada, para değer kazandı. E arada yapalım o zaman biz bunu? Gömlek 27 lira diye bakınca AB’den de, dünyadan da çok çok çok iyi durumda oluyoruz hem.

    • Merhaba,

      Teşekkür ederim ilginiz için. Paranın sonundan altı sıfır atmak konusunda sorunuza gelince:

      “Enflasyon oranı (hesabı) değişmedi bu arada, para değer kazandı. E arada yapalım o zaman biz bunu? Gömlek 27 lira diye bakınca AB’den de, dünyadan da çok çok çok iyi durumda oluyoruz “
      Arada yapalım bunu derken sanırım paradan sıfır atmayı kastettiniz. Eğer sadece gömleğin fiyatı 27.000.000 TL’den 27 TL’ye düştü olarak bakarsanız yanıltıcı olabilir. Aynı anda maaşınız da 1.000.000.000 TL’den 1.000 TL’ye düşer. Varsa bankadaki birikiminiz de.. Enflasyonu; aldığım ürünlerin fiyatı artarken maaşım da aynı oranda artarsa beni etkilemez diye düşünebilirsiniz. Fakat bu yanıltıcıdır; çünkü asıl eriyen düzenli akışta olan maaş değil, hali hazırda birikmiş olan servetinizdir. Sanırım şöyle bir örnek verirsem gömlek fiyatının veya daha doğrusu paranın alım gücündeki değişimi daha iyi anlatabilirim.
      1980’den 2018’e gömlek fiyatının ülkeler arası karşılaştırmasını düşünelim tekrar. Bizde 27 küsur milyon olurken, AB ülkesinde 905 görmüştük. Şimdi bunun yanında 1980’de yorganların arasına Türkiye’de tanesi 100 TL’den 100 tane gömlek alabilecek miktarda, yani 10.000 TL koyalım. Aynı şekilde AB ülkesinde de 10.000 Birim parayı (yine 100 gömlek alabilecek).Bu parayı 2018’e kadar unutalım ve 2018’de bulalım. 1980’de 100 gömlek alabildiğimiz 10.000 TL’ye (6 sıfır atılınca değeri 1 kuruş oldu) 2018’de herhalde bir düğmesini alamazken, AB ülkesindeki kişi 100 olmasa da 11 gömlek alır üstüne de kahvesini içer 🙂 İşte enflasyonla paranın değerini kaybetmesi böyle birşey.

      Umarım açıklayabilmişimdir.

      • memur

        Yorganların arasındaki para örneği harika olmuş, teşekkürler!

  2. Aykut

    Özlemişiz Hocam. Bilgilerinizden mahrum bırakmayın bizi lütfen. Elinize emeğinize sağlık.

  3. Gökhan

    Eline sağlık hocam çok net bir fotoğraf çekmişsiniz. Resim şuan daha iyi kafamızda oluştu.

    • Merhaba Gökhan Bey,

      Rakamlar tek başına veya nominal olarak anlamsızlaşabiliyor. Hayatımızdaki her veriyi (maaş, kazanç, başarı vs.) bir benchmark ile karşılaştırarak dediğiniz gibi resmi daha iyi görebiliriz.

  4. James white jr

    Çok ilginç bir konu.Devamlı enflasyondan şikayet ediyoruz ,ama birikimli olarak bakmamıştım hiç.Bu şekilde bakınca ne derece fakirleştiğimiz ortaya çıkıyor.Sıfırların atılması ise,tüketiciyi aldatmaktan başka bir işe yaramıyor.

    • Merhaba,

      Enflasyon da özellikle etkisi yavaş hissedilen bir “zararlı” olduğu için farkedilmesi zor. Mesela markette her gün peşin olarak 25 kuruş vermek (her gün bir poşet alsan sana maliyeti yıllık 92 TL) müthiş gündem olurken cebindeki paranın değer kaybına duyarsızlaşabiliyoruz. Psikolojinin gücü..

  5. Mesut

    Teşekkürler. Zihin açıcı bir yazı olmuş. Özlemiştik.

  6. Özkan

    Çok güzel bir yazı. Tasarruf ve yatırımla ilgili olan blogların en iyisi bence.

    • Merhaba Özkan Bey,

      İltifat etmişsiniz, eğer konu tavsiyeniz varsa lütfen paylaşın görüşlerinizi. Selamlar.

  7. Tutumlu

    1980’li yıllarda 4.000 tl arsa ve 1.0000 tl ev almıştık.Arsadan 6 yıl önce filan imar geçti fiyatı yükseldi şu an 350.000 tl oldu ev ise değer kaybetti eskidiği için onunda fiyatı aynı civarda.6 sene önce imarlı olduğu halde ev arsadan daha pahalıydı.Enfaslasyon hesaplama aracında baktığımda arsanın değeri enflasyon kadar getiri getirmişti.4000 bine karşılık 350.000 tl bugünün şartlarında fena değil enflasyon oranında getiri kazandırmış.Demekki yaptığımız birikimler ileride en kötü enflasyon kadar kazandırsa kötü bir şey değil ben bunu anlıyorum.Birikim ve yatırım yapmak hiç yapmamaktan milyon kat daha iyi.Bu arada faizler dünya çapında yükselmeye devam edecek düşük faiz devri artık kapandı.Grafiklerden de bunu görebilirsiniz.Buda önümüzdeki 10 belki 20 sene içinde enflasyonun yükselmeye devam etmesi demek dikkatli olun 😉

    • Merhaba, evet en azından enflasyon kadar getiri elde etmekte fayda var. Fakat bu bile aslında paramızın değerinin yerinde saydığı bir durumdur. Reel getiri asıl odaklanmamız gereken yer olmalı.

      • Tutumlu

        Tabi ki enflasyon üstü getiri uzun yıllara vurunca paramızı ikiye hatta üçe katlayabilecek kadar önemli bir detay.Bol bol okuyup paranın gittiği yönü önceden bilmek gerekiyor.Türkiyede ben artık pek bişey beklemiyorum ne düzgün bir borsamız var ne piyasamız.Hile hurda dolu herşey.Kenara ne atabiliyorsan kardır bu ülkede yatırım yapılacak araç sayısı kısıtlı oda paramızı korumaya anca yetiyor zaten.

  8. Ali Can ISIK

    Hocam yine mukemmel bir yazi olmus. Ellerine emegine saglik. Korunma yontemleri ile ilgili dusuncelerinizi okumayi dort gozle bekliyorum. Saygilarimla.

    • Merhaba Ali Can Bey, sağolun ilginiz için. Korunma için hazırlıyorum yazıyı, ama ben yazarken de enflasyon düşüyor 🙂

  9. Berke

    İnanın Dolar/Euro/Altın/Gümüş almak istemiyorum lakin günümüzde özellikle bizim hükümet bana doların yarın 8-10 TL olmayacağını garanti edebilir mi ? Neredeyse her allahın günü %2-3 demeden değer kaybediyoruz. Sırf bu yüzden Amerika’da okuyacakken şuan Macaristanda okuyorum. En basitinden beni böyle etkiledi. 5,18’ten dolar aldım. Şuan bile kârdayım. Ve ben daha öğrenciyim. Benim bunları düşünmemem lazım. Herşeyin hesabını yapar olduk. Yurtdışında para çekicez hangi banka az komisyon alıyorsa ona atıyoruz artık parayı. Sağlık olsun ne diyelim umalım ki günün birinde Türkiye’de TL sürekli değer kaybetmez bizde TL mevduatta kalırız.

    • Merhaba Berke Bey,

      Maalesef haklısınız; uzun yıllardır enflasyona o kadar alştık ki onsuz bir hayatı bile düşünemiyoruz. Ama sizin gibi hayatın yeni tasarlandığı bir dönemde ne yazık ki daha da iç karartıcı oluyor. Gelecek hayallerini bile karartacak umutsuzluk yayan bir hastalık gibi enflasyon.. Bundan korunmak için de dövize kaçma hissi doğuyor. Tabii doğal bir refleks, fakat tek başına yeterli görünmüyor. Özellikle yastık altı tutulduğunda. Bakalım enflasyondan korunmak için bir yazı hazırlıyorum, umarım daha elle tutulur öneriler getirebilirim.

      Selamlar Macaristana, hayli zaman oldu Budapeste ugrayali 🙂

  10. Tarık Çevik

    Bence enflasyon, faiz, işsizlik gibi verileri biri birinin kaç katı veya geçmiştekinin şimdikine oranı gibi bakmak büyük hata! Baz point olarak bakmaliyiz. Mesela bir avrupa ülkesinde 1% olan enflasyon 2%’a çıkınca iki katına çıkmış olmuyor; 1 puan artmış oluyor. Cds primi de, faiz de aynı mantık. Bence yanlış temellendirilmiş bu yazı, bu arada hoş geldiniz. Nerelerdeydiniz? Portföy ne durumlarda?

    • Merhaba Tarık Bey,

      Bu kaç katı konusunu yazmadan kafamda bayağı eleştirip hırpaladım, söylediğiniz şeyleri de düşündüm. Fakat yıllara sari gidişi gördükten sonra bir tutarlılık olduğuna kanaat getirdim, büyük bir iddiam yok tabi iktisadi açıdan. Sadece bir önceki yıla göre değil, uzun dönemli bir karşılaştırma kriteri aradım ama bulamadım. Eleştirinizin haklı yönleri var, fakat daha iyi bir öneriniz var mı?

      Portföy performansı önceki yıllar kadar iyi değil (oransal olarak) ama artık büyüdüğü için küçük oranlı getiriler bile yüz güldürüyor 🙂 Yakında 2018i de toparlayıp koyayım siteye.

  11. Sevinc

    Merhaba,ilgimi çekdi yazilarıniz.Emeyuniz için təşəkkür edirəm.Ben Azərbaycan türküyüm.Türkün oğuzlar vatanından-Azərbaycandan yazıram .
    Keşke bizim durum için nereye şu an yatırım etmemi söyleye bilsəydiniz.Belki biz de zamanla milyoner falan olurduk😊
    Yine de təşəkkürlər.Sayqilar, sevgilər,selemlar nezdinizde,şexsinizde bütün Türkiyeye.

    • Merhaba,

      İlginiz için teşekkür ederim. Keşke bilgim olsaydı Azerbaycanda yatırım alternatifleri hakkında. Umarım milyoner hatta milyarder olursunuz.

      Teşekkür ederim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Powered by WordPress & Theme by Anders Norén