Mr. Milyoner

Tasarruf + Birikim + Yatırım = Finansal Özgürlük

Yatırım İçin Daha Çok Eğitim/Bilgi, Daha Yüksek Getiri, mi Acaba ?

Tasarruf etmeye lise yıllarımda, yatırım yapmaya ise üniversite yıllarımda başladım. Tasarruf etme konusunda her geçen gün daha iyi bir aşamaya geldiğimi fark ediyorum, toplam birikimimizin yüksekliğiyle harcama isteğinin artmasına rağmen! Fakat yatırım konusunda aradan geçen 15 yıla rağmen bir kaç arpanın boyunun toplamının kare kökünden fazla ilerleme kat edemediğimi düşünüyorum…

Sorun Sende Değil Bende!

Yatırım konusunda yazılar, kitaplar, makaleler vs. okudum eğitimler aldım, yani özel çaba gösterdim. Buna rağmen uzun vadede büyük getiri oranlarını yakalayamadım. Hiç bir hususi efor sarfetmediğim tasarrufta bile her yıl daha iyiye gidiyorum!

Oysa iktisat okudum, günde ortalama 1-2 saatimi ekonomi okumalarına ayırıyorum, SMMM ruhsatım var, temel analizin taa temelini biliyorum, para politikası, faizler, swaplar, libor, bonolar, tahviller, opsiyonlar da kimi yamyam kimi bilmem ne bela yaladık yuttuk… Amma velakin; yatırım konusunda harcadığım zamanın olumlu geri dönüşünü alamıyorum, acaba bende mi bir sorun var diye düşünmeye başladım..

Hatta bir de Twitter’da yazdıklarımdan faydalanacağını düşünme gafletine düşen 10 bin kişiye sorayım, belki sorun sadece bendedir. Onlar yatırım konusundaki çabalarının sonucunu yüksek getiri oranları olarak alıyordur. Ve birkaç sorudan bir anket yanıtlamaları için paylaştım.

Twitter Ahalisi Ne Düşünüyor?

Anket biraz uzun oldu, biri bonus olmak üzere 6 tane soru sordum. Okuyucular sanırım uzun olduğu için – umursamadıklarını da düşünmedim değil – katılım konusunda beklediğim ilgiyi göstermedi. Ama sağ olsun cevaplayan %1’lik kesimin cevaplarıyla durumu yorumlamaya çalışayım.

 1/6 – Yatırım Konusunda Eğitim Alıyorum

Bu soruya %90’a yakın “Evet” cevabı geldi. Demek ki benim gibi onlar da ellerinden geldiği ölçüde bilinçli ve bilgili olmaya çalışıyor ne güzel. Fakat bakalım gösterilen çabanın karşılığını aldıklarını düşünüyorlar mı?

 2/6 – Yatırım Konusunda Alınan Eğitimlerin Olumlu Etkisini Görüyorum

Gösterdiği çabanın yatırımlarındaki getiri oranlarını arttırdığını düşünenlerin oranı beklediğimin üstünde. İlk bölümde sormuştum, sorun bende mi diye; sonuçlara göre evet bendeymiş! Çünkü Twitter ahalisi zamanla yatırımlarındaki getiri oranlarının arttığını iddia ediyor. Ama ilk soruya göre olumlu cevap verenlerin oranında düşüş görüyorum, %70..

3/6 – Yatırım Konusunda Eğitimlerin Faydasını Gördüm, Daha Çok Eğitim

Getiri oranlarının arttığından emin olan okuyucular daha da artması için eğitimlere devam edeceğini söylüyor. Eğitim şart! Fakat dikkatimi şu çekti, 2. soruda eğitimlerin faydasını gördüğünü söyleyenler %70 iken, burada daha fazla eğitim alacağım diyenler %83’e çıkıyor!! İlginç, çünkü faydasını görmediğini düşünen %13, buna rağmen daha fazla eğitim diyor..

Güzel, tamam da nereye kadar? Yani bütün hayatını ve mesleğini bu işe vakfetmiş piyasa uzmanlarından daha mı başarılı olacaksınız? Görelim:

4/6 – Bütün Eğitimler Sayesinden Piyasa Uzmanlarından ve Endeksten Fazla Getiri

Haydaa, eğitim iyi hoş diyorduk.. Fakat piyasadaki rakiplerimiz, hatta BIST100 gibi endeksten daha fazla getiri elde edeceğini düşünenler %40’a düştü. Yani eğitim iyi hoş, fakat bir BIST100 endeksinden bile daha fazla kazandırmayacaksa?

5/6 – İşi Gücü Bırakıp Kendimi Borsa Eğitimine Adasam

Eğitim vs. varılabilecek en son nokta nedir? İşi gücü bırakıp tam zamanlı borsacı/yatırımcı olmak. Bu noktadan sonrası var mı; yok! Bu soruya büyük bir özgüvenle %37 oranında EVET diyenlerin iyimserliğine hayran kalmadım desem yalan olur.. Ama bu iyimserliğin bir temeli var mı? Bunu da yazının son bölümünde göreceğiz.

6/6 Peki Borsa Uzmanları, Uluslarası Yatırımcılar vs. Endekslerden Fazla Getiri Alıyor mu?

İşte can alıcı soru! İşi gücü bile bırakıp tam zamanlı borsacı olmanın ötesinde bir adım daha var: Kocaa finans şirketlerinde matematik profesörü, istatistik hocası, algoritmalar prensi birleşimindeki yüz kaplan gücünde adamlar.. Evet, bu adamlar işin gerçekten profesörü. Biz şirketlerin bilançoları, geçmiş fiyatlar grafiklerine çizdiğimiz renkli çizgilerden anlamlar çıkarmaya çalışırken; bu adamlar bizim o baktıklarımıza 3 ay önce bakıp unutmuş üstüne bebek bezi kullanım oranının piyasaya etkileriyle ilgili analizler yapıyor (inanmıyorsanız bakın: Link). Öyle bir aşamaya işinizi de bıraksanız, üstüne yeni birkaç üniversite de okusanız, nafile varamazsınız, imkansız.

Peki bu adamlar o kadar çabaya rağmen S&P500, BIST100 gibi endekslerden, yani borsanın ortalamasından, uzun vadede daha fazla kazanır mı sorusuna cevap %67 ile evet. Bu cevabı bekliyordum, ama cevap yanlış! Hadi bakalım neden yanlış.

Sorun Sende de Değil, Bende de!

İlk bölümde kendimi suçlamıştım. Aradan geçen bunca yıla ve harcanan çabaya rağmen neden daha yüksek getiri oranları elde eden bir yatırımcı olamadım diye. Meğerse sorun bende de değilmiş!

Hiçbir Şey Yapmasan Daha İyi!

Temel anlamda; finansal okuryazarlık, yatırım bilgileri, ekonomi ve finans öğrenmenin faydası olacağından şüphemiz yok bunu kenara koyalım. Fakat mesleği yatırım olmayanlar için belirli bir seviyenin üzerine çıktığımızda (veya çıkmaya çalıştığımızda); komplike analizler vs. bunun bize faydasından çok zararı olabilir mi acaba?

Bu düşünceyi dediğim gibi kendi tecrübemden yola çıkarak uzun zamandır düşünüyordum. Ama Business Insider’ın 23 Eylül 2019 tarihli makalesini okuyunca bir “Haaaaa” anı yaşadım (makalenin linki).

Para yönetimi konusunda belirli bir noktadan sonra ulaşacağınız bilgi birikimi size katkı sağlayamabilir, hatta daha kötü kararlar vermenize bile neden olabilir. İnanılmaz sayıdaki yatırım araçları, analizleri, tavsiyeleri ve uzman görüşleriyle kafanızın daha da çok karışması muhtemeldir. Hatta bu durumu uzman piyasa oyuncularında da sık sık görüyoruz.

Evet, aynen bana da böyle oldu, olmaya devam ediyor. Haberleri okuyorum; Trump şöyle dedi, uzman yatırımcı altın uçacak dedi, twitter üstadı yaptığım analizlerle (teknik, temel, algoritmik, fibonacci…) dolar 3 TL olacak dedi vs vs vs.. Paramı değerlendirmek için alacağım yatırım kararlarını vermek için edindiğim bilgiler bana yardımcı olmak yerine daha da kafamı karıştırıyor… Peki hiçbir şey yapmamak nasıl olacak?

Koca Finans Uzmanları vs Borsa Endeksi

Borsa ile ilgili bazen karşılaştırma yazıları (örnek) paylaşıyorum. Yazıyla ilgili geri dönüşlerde şu yaklaşımla çok karşılaşıyorum: benim seçtiğim hisseler BIST100’den çok daha kazançlı, neden BIST100 endeksiyle borsayı eşitliyorsun! Evet kısa vadede; 1 ay, 6 ay, 1 yıl gibi sürelerde seçtiğiniz hisseler BIST100’den daha fazla kazandırabilir (kaybettirebilir de) fakat önemli olan UZUN VADE.

Yaptığımız anketin son sorusunu hatırlayın, %67 piyasa uzmanlarının S&P500, BIST100 gibi endesklerden uzun vadede daha çok kazandığını düşünüyor. Maalesef ülkemiz için bu şekilde karşılaştırmalar yok, ama bakın ABD’deki koca yatırım şirketleri ve hedge fonlar uzun vadede ne durumdalar:

American Enterprise Institute (AEI) Mart 2019’da yaptığı analize (link) bakalım.

AEI’nin makalesinden

Yatırım şirketleri fonlarının S&P500 endeksi karşısındaki performansını görüyoruz. 15 yıllık karşılaştırma şaşırtıcı; bu fonların %90’dan fazlası S&P500 endeksinin gerisinde getiri elde etmişler! Kendi adıma şok olduğum bir sonuç!

1 yıllık karşılaştırmada da %60lar oranında daha kötü performans göstermiş, yani kısa vadede de bir numaraları yok!

Bloomberg’lerde 2.000 $’lık takım elbiseleriyle arzı endam edip ahkam kesen koca piyasa uzmanlarının %90’ı, basit bir endeksin gerisinde kalıyor. Peki biz gariban küçük yatırımcının yüzde kaçı olurdu??

Evet, ben de yanıldım örneğin! Hisse seçerek daha fazla kazanacağımı düşündüm. Hatırlayanlar olacaktır; Netflix ve Tesla hisseleri almıştım. İlk başlarda kazançlıydım da! Ama uzun vadenin kılıcı! 2018’de Netflix ve Tesla hisselerimden zararım çok yüksek… Fakat bu yanlışlardan ve yukarıdaki kötümser analizlerden dersler çıkarabiliriz.

Sonuç ve Değerlendirme

Biraz moral bozucu bir yazı oldu. Evet, koca finansçıların başarı oranının %10’un altında olduğu yerde, bizimki %1 olur mu? O bile iyimser olabilir. Peki Mr. Milyoner ne yapacağız?

Eleştirel baktık; moraller yerlerde fakat bu skeptik bakışa sahip olmamız şart, yoksa olmayacak hayaller peşinde koşup 10 – 15 yıl sonra elde avuçtaki küçük birikimi de kaybetmek var işin ucunda. Ama bu kötü neticeden çıkarabileceğimiz çok güzel bir sonuç da var.

Yurtdışı piyasalarda çok düşük fon giderli yüzlerce endeks yatırımı yapabildiğiniz ETF’ler var (Yurtdışı piyasalarda nasıl yatırım yapılacağı hk. yazım: Link). Örneğin #VOO bunlardan sadece biri. Bir hisse senedi gibi alıp satabildiğiniz bu ETF’i alarak bütün S&P500 hisselerine (500 adet hisse!) aynı anda yatırım yapabiliyorsunuz (ABD piyasalarında işlem yapmakla ilgili yazım için link) Veya daha büyüğü de var: #VTI 3600’den fazla hisseye aynı anda yatırım! Daha aklınıza gelebilecek çeşitlilikte, incelemek için: link.

Ülkemizde maalesef BIST100’e veya borsanın tamamına yukarıda anlattığım gibi basitçe yatırım yapmanın bir yolu yok (Bankaların hisse fonları aktif yönetiliyor, yani hisse seçiyorlar, ve hem performansları kötü hem de fon gideri altında yüksek maliyetli, o yüzden bence uzak durun). Fakat sadece  DJIST isimli bir ETF var, o da yalnızca 20 civarı en büyük hisseye yatırım yapıyor. Fon gideri diğer borsa fonlarından düşük olsa da yine de biraz yüksek. Örneğin yukarıda bahsettiğim #VOO’nun gider oranı %0,03 iken DJIST’in %0,73 (24 kat daha fazla)!

Özetle, evet yatırım konusunda kendinizi geliştirmenizin katkıları olacaktır ama bir yere kadar. Borsa uzmanlarının bile halini gördünüz. Hisse seçmek için teknik/temel ve envai çeşit analizler için harcayacağınız zamana ve paraya değmeyecek bir çabanın girdabına girmek bence doğru bir seçim olmayacaktır. Yaşadığınız stres ve ağaran saçlara değecek bir fark yaratamayacaksınız, aksini düşünenlerin tabii ki kendi takdiri, saygı duyarım.

Kendi adıma ABD borsasında artık sadece ETF’lere yatırım yapıyorum, inanır mısınız hisse seçmek ve incelemek için ne kadar çok zaman ve efor sarfediyormuşum! Biz hisse seçip “aa ne kadar güzel şirket/hisse” dediğimizde piyasadakiler çoktan almış, kârını cebine koyup satmış oluyor.. Sonra biz de o kadar olumlu analize rağmen neden para kazanamadım diye dövünüp duruyoruz..

Geçen yılın en iyi performans gösteren hisselerine sahibim, ne yazık ki onları bu yıl satın aldım.

Anonim

 

Mr. Milyoner


Yazıyı beğendiyseniz diğer popüler yazılarım:

Yeni yazılar için TwitterFacebook ve Instagram hesaplarından takipte kalın!

Beğendiyseniz lütfen sosyal medyada paylaşın! Soru ve görüşlerinizi de yorum olarak bırakın! Teşekkürler

Previous

Vatandaş Ekonomisi Röportajları #1 – Sn. Engin Yılmaz

7 Comments

  1. Selamlar dostum, harika bir yazı olmuş. Çoğu borsada parası olan arkadaşlarıma (buna düne kadar ben de dahildim.) İddia veya ganyan bayisinde vakit öldüren arkadaşlarıma baktığımdan daha farklı gözle bakmıyorum.

    Çünkü birincisi bilgileri kesinlikle eksik, hobi olarak ayırdığımız vakitte hisse araştırıp seçerek başarılacak bir şey olduğunu sanmıyorum borsa işinin. İkincisi bilgin olsalar dahi bir tweetin bile tüm dünya piyasalarını alt üst etmeye yetecek güçte olduğunu düşündüğümüzde bilgin değil müneccim olmak gerekiyor. Eskiden benim de içinde bulunduğum küçük yatırımcı topluluğuna sadece acıyorum, spekülasyonlar her yerde, SPK sadece uyuyor. Yani kumar oynamak için Kıbrıs’a, Las Vegas’a gitmeye gerek yok, Türkiye borsasına girmeleri yeterli.

    Yaptığım tek şey tasarruf + birikim. Yapmayı planladığım şey ise girişim. Sevgiler.

    • Merhaba Murat Bey,

      İlginiz için teşekkürler. Bu arada 3 sayfalık yazıdan çok daha güzel betimlemişsin durumu, kıskanmadım desem yalan olur 🙂

  2. Sedat Akar

    Bir kaç aydır sizi hem bloğunuzdan hemde twitterdan takip ediyorum. Samimi görüşlerinizi paylaştığınız için size minnettarım. Özellikle Amerikan borsasına yatırım hk yazınız, eminim kendim dahil pek çok kişiye yardımcı olmuştur.

    Bu arada bende bir kaç NASDAQ hissesine yatırım yaptım ve negatifteyim. Başa başa ulaştığım anda çıkacağım zira global kriz kapıda ve orta vadede US hisse senetlerinden kazanç elde etme olasılığını düşük görüyorum.

    Diğer yandan, yazınızda ifade etmiş olduğunuz seviyede finansal enstrüman ve analiz yöntemleri hk bilgi ve tecrübe seviyesine ulaşmış değilim. Ulaşabileceğimi de zannetmiyorum. Kıymetli dostum. Şu noktaya vardım; Farklı enstrümanlara yatırımın arkasında büyük paralar yoksa bireysel gayret ve tecrübe ile kazanç elde etme olasılığını uzun vade de olsa pek olası görmüyorum. Bu yüzden ana birikimimi yatırım fonlarına kaydırmaya karar verdim. TEFAS sisteminde yüzlerce yatırım fonu ve her fonun arkasında bu işle bilfill ilgilenen profesyonel yatırım uzmanı,müdür,banka,portföy şirketi vs ekip var. Fona değer kazandırmak onların işi. Bizim işimiz ise küçük küçük yatırım yapmak.

    Not: Fonları sıralayıp, 3 yıl, 1yıl…1 ay lık performanslarına bakarak analiz ediyorum. Aklıma yatanı seçiyorum.

    • Merhaba Sedat Bey,

      ilginiz için teşekkür ederim, eğer az da faydalı olabilmişsem ne mutlu bana. Eğer uzun süreli yatırım yapacaksanız fonların yönetim gideri ve diğer masraflarını kontrol etmenizi tavsiye ederim. Profesyonel yatırım uzmanlarının da başarısı konusunda sizinle aynı fikirde olmayabilirim.

      Fakat dediğiniz gibi en önemlisi bizim sürekli ve sabırlı şekilde birikimimizi artırmamız.

      Selamlar.

      • Sedat Akar

        Uyarınız için teşekkürler. Araştıracağım.

  3. Murat

    Çok güzel bir yazı. Teşekkürler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Powered by WordPress & Theme by Anders Norén