Mr. Milyoner

Tasarruf + Birikim + Yatırım = Finansal Özgürlük

Vatandaş Ekonomisi Röportajları #1 – Sn. Engin Yılmaz

Twitter veya diğer sosyal medya alanlarında önemli sayıda kişi tarafından takip edilen ve paylaştıklarıyla insanlara faydalı olmaya çalışan üstadlar/hocalar ve de değerli insanlarla röportajlar yapmak istedim. İlerleyen zamanlarda sizlerin arasında da hikayesiyle bizlere katkı sağlayacaklarla ve konuşmamızı tavsiye ettiğiniz kişileri de ekleyerek devam edebiliriz.

Televizyonlarda ve diğer ana akım medyada yüzlerce Profesör, finans uzmanı ve ekonomistleri görüyoruz. Onları tanımak ve görüşlerine ulaşmak için çeşitli alternatiflerimiz var, fakat aslında bizden birileri olan ve dinlemek isteyenlere kendilerini anlatacak, tecrübe ve öngörülerinden faydalanacağımız değerli insanlarla yolumuz kesişmiyor. Ana akım medya aracılığıyla konuşanların bir misyonu var; belirli şirketleri/yatırım araçlarını övmek, daha da açıkça yazarsam: Reklam yapmak. Bu da genellikle objektif bakışın ve değerlendirmenin yok olmasına neden oluyor.

İşte bizden biri olan bu kıymetli insanlarla dürüst, samimi ve reklamsız konuşacağımız, finansal anlamda gerçekleri okuyacağımız röportajlar yapmak istedim. Röportajlar serisinin adı da “Vatandaş Ekonomisi” oldu. İlk röportajı da Sayın Engin Yılmaz’la yapıyoruz. Buyrun:

 

Mr. M: Twitter’da beni takip eden ilk kişilerden birisin, nasıl bir ışık gördün 😃 de bu minik anonim hesabı takip ettin?

Engin Yılmaz: Takip edeli çok uzun zaman oldu hatırlamakta güçlük çekiyorum ama sanırım ilk bakışta profil fotoğrafın ilgimi çekmişti. Herkes gibi benim için de elbette ilk izlenim çok önemli 😃

 

Mr. M: Twitter’da 10 binden fazla kişi takip ediyor. 2013’den bu yana yazdıklarınla seni bir çoğu tanıyordur, ama bu röportajla hem seni daha yakından tanıyalım hem de tecrübe ve görüşlerinden faydalanalım. Benim gibi anonim bir hesap da değilsin hazır 😃 Kimdir Engin Yılmaz?

E.Y.: Evet uzun zamandır Twitter’da varım ve 10 bin takipçiyi geçtim. Sanırım insanlar paylaşımlarımı faydalı buluyorlar. Bu ‘’kendini tanıt’’ işini hiç beceremiyorum ama bir şeyler söylemeyi deneyeyim. 1 Kasım 1992 İstanbul doğumluyum. Ailem 1990’da Bulgaristan’dan İstanbul’a gelmiş. İlkokul ve liseyi İstanbul’da okudum. Liseden sonra açıköğretim programıyla Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümüne başladım. Ama okul hayatı benim için hep sıkıcı olduğundan üniversiteyi yarıda bıraktım. Para kazanmak hep daha ilgimi çekiyordu 😊 13 yaşından beri para kazanan biri olarak maalesef okul hayatının bana göre olmadığını anlamam biraz zaman aldı. Bunu okuyan genç arkadaşlara tavsiyem ise şu olur; okul hayatının kişisel eğitimlerinin önüne geçmesine izin vermesinler. Sınavların notların gerçek hayatta hiçbir karşılığı yok ama bir dil bilmenin size katacağı çok şey olacak ya da bir Dostoyevski okumanın… Bunun dışında kendimi girişimci ve yatırımcı olarak tanımlayabilirim.

Mr. M: 27 yaşında, Bulgaristan göçmeni ve girişimci yönü ağır basan Engin Yılmaz. Eğitimin ve öğrenmenin üniversite ile kısıtlanamayacağını, insanın kendisini tanıyarak en faydalı olabileceğe alana yönelmesinin doğal olduğunu sanırım vurguluyorsun. Katılıyorum; her ne kadar bir doktor, mühendis vs. olmak için diploma gerekse de bir girişimci, yatırımcı ve iş insanı olmak için diploma şart değil. Belki hayat okulunun diploması törenle verilmese de kazançlı bir finansal hayat için yeterli olabilir 😃 Borsa – yatırım – finans fln girmeden önce senin bir şiir kitabın var, biraz bahsetmek ister misin?

E.Y.: Evet, tecrübelerden öğrendiklerinizin ve kişisel gelişiminize yaptığınız yatırımların ticaret hayatında okul eğitiminden daha değerli olduğunu düşünüyorum. Kitap hakkında ise istemem çünkü çok ahlaksız bir kitap 😊 Kitabı 19 yaşımdayken çıkarmıştım. O zamanlar hızlı yaşıyordum ve çok fazla kötü şeyler yaptım 😝

 

Mr. M: Kendi tabiriyle ahlaksız şiirlerin şairi Engin Yılmaz 😃 Yalnız sanatta sınır olmaz derim ben hocam, her ne kadar söz söyleme hakkı olacak bir sanatkârlığım olmasa da naçizane.. Peki hızlı yaşayan Engin Yılmaz bir beyaz yakalı mı, yoksa kendi işinin patronu mu?

E.Y.: Şairlik veya yazarlık kalmadı ama hâlâ iyi bir okuyucuyumdur. Hiçbir zaman beyaz yakalı olarak çalışmadım. Hep işçiydim. Şu an ise kendi yatırımlarım var. Patron diyemiyorum kendime çünkü bana bağlı çalışanım yok. Ama yakın zamanda patron sınıfına geçeceğim gibi gözüküyor… Yeni bazı gelişmeler var…

 

Mr. M: Hepimiz işçiyiz Engin Bey 😃 Kimisinin yakası beyaz kimisinin mavi.. Yeni gelişmeleri merakla bekliyoruz, umarım başarılı olurlar. Sanırım artık çalışan olarak geçen iş hayatın sonlanmış ve girişimci olarak devam ediyorsun. Bu alandaki hedefler nelerdir?

E.Y.: Teşekkürler çalışmaya başladık umarım yakında bir şirket kuracağım. Kendi hedeflerim elbette var. Borsadaki portföyüm için koyduğum hedefler var. Ticaret anlamında belirlediğim yeni hedefler var. Daha yolun başındayız…

 

Mr. M: Fazla da tüyo vermedin şimdi! Neyse Twitter’dan açıklamalarını bekliyor olacağız. Seni sosyal medyadan araştırdım! Röportaja biraz hazırlandım yani 😃 Mesela solucanlarla ilgili bir girişimini gördüm, hala devam ediyor mu? Nasıl bir tecrübeydi senin için?

E.Y.: Birçok girişimim oldu ve bunlardan birisi de solucan gübresi işiydi. O zamanlar çok popülerdi. Maalesef başarılı olamadık. Biraz zarar ettik ama öğretici oldu. Bu başarısızlık bana bilmediğim işlere bulaşmamamı ve her işin her insana göre olmadığını anlamamı sağladı. Tarım ve hayvancılık sektörü hiç bana uygun bir sektör değilmiş. Göründüğünden çok daha zor ve kompleks.

 

Mr. M: Bilmediğin işe bulaşma! Tecrübenin iyisi kötüsü olmaz, bravo diyorum. Artık ciddi konulara geçelim! #YILMAZ10 (link)isminde hem bilançoyu hem de yaptığı işlemleri şeffaf şekilde paylaştığın bir portföyün var. Twitter’da bir çok kişi günlük/haftalık hisseler paylaşıyor, kazanınca paylaşan kaybedince de sessizliğe gömülen 😃 ama senin gibi birikimli olarak portföy oluşturup paylaşan pek kimse yok. Öncelikle taktir ettiğimi söylemek istiyorum. #YILMAZ10 biraz daha açarsan ve bizi aydınlatırsan sevinirim:

E.Y.: Bilmediğiniz bir işe bulaşmak genelde tahmin edilenden daha pahalıya mâl olur.

Öncelikle teşekkürler. İlk başlarda ben de öyleydim sadece kazançlarımı yazar, kayıplarımdan söz etmezdim ama bunun bir faydası olmadığını gördüm. Gerçekçi olmanın daha yararlı olduğunu düşünüyorum. #YILMAZ10 benim Borsa İstanbul’daki portföy paylaşımlarımı yaptığım bir tag. Her ay portföyümün son günkü halini paylaşıyorum. O ay içinde neler yapmışım, portföy getirim önceki aya göre ne olmuş, genel olarak ne durumdayım bunu takip ettiğim bir liste. Benim için faydalı oluyor. Umarım takipçiler için de faydalı oluyordur.

 

Mr. M: Kendi adıma her ay paylaştığında okuyup kendime dersler çıkarıyorum. Para için çalışmak zorunda olmayan şanslı azınlıktan olmadığımız için hepimiz çalışıyoruz. Kimisi işini seviyor, kimisi de sadece para kazandığı için.. Genel olarak amacımız refah içinde yaşamak ve birikim sahibi olmak. Senin bu bağlamda stratejin ve/veya planların var mı? Varmak istediğin finansal hedefler vs?

E.Y.: Faydası olduğuna sevindim, okuduğun için teşekkürler. Öncelikle sevmediğin bir işte çalışmak gerçekten azap. Bunu en iyi bilenlerden biriyim. Çünkü bende birçok defa sevmediğim işlerde çalıştım. Ama buna katlanmanın kolay bir yolu var. Kendinize hedef koyarsanız, sevmediğiniz o işyerindeki amacınızı belirlerseniz daha az canınız sıkılır. Finansal olarak hedefleriniz yoksa o sevmediğiniz işte ömür boyu çalışır durursunuz. Bu bir kısır döngüdür. Bu döngüden sizi, kendiniz dışında kimse kurtarmayacak. Buna emin olabilirsiniz. Benim hedeflerim var elbette. Ama varılan hedeflerden konuşmak daha ilham verici olacak diye tahmin ediyorum.

İlk olarak hedefim 100.000 TL idi. Sonraki hedefim ise 500.000 TL idi. Bu hedefleri aştım ve sırada 1.000.000 TL hedefi var. Daha öncede söylediğim gibi hedefler koymak ve kendinize inanmak çok önemli. Ben de hep asgari ücret ve asgari ücretin hafif üzerinde rakamlara çalıştım. Az kazanıyorum, tasarruf yapamam tarzı düşünceden kurtulmak gerekir.

ULTRA TASARRUF SÜRECİ VE ZENGİNLİK DÖNGÜSÜ diye bir yazı yazmıştım. Bu yazı oldukça detaylı ve anlaşılır. Bu yazının okunmasını tavsiye edebilirim. (Mr. M notu: yazıyı okumak isteyenler için link)

 

Mr. M: İşte duymak istediğim sözler! Milyonerler klubüne bir üye daha geliyor 😊 Fakat ekonomik anlamda Türkiye’nin pek de güzel günler geçirdiğini söyleyemeyiz. Ekonomistler, profesörler bu konuları derinlemesine irdeliyor. Yine de benim gibi senin gibi, yazıyı okuyan diğer Küçük Yatırımlar için bu durumu pek değerlendiren yok. Yani bu ekonomik durumda satın alma gücü düşen gelirimizi, artan enflasyonu, elimizdeki mütevazi birikimi nasıl değerlendirebileceğimiz gibi konularda konuşan pek yok.. Senin görüşlerini ve önerilerini alabilir miyiz?

E.Y.: Milyonerler klubüne her zaman değer verdim ve bir parçası olmaktan mutluluk duyacağım. Ekonomi hakkındaki bu umutsuz bakış açısına ben kişisel olarak karşıyım. Çünkü ekonominin en parlak olduğu zamanlarda ya da ekonomisi çok güçlü ülkelerde de zenginler ve fakirler vardır. Bir ülkenin ekonomik durumunun iyi veya kötü olması sizin ekonomik durumunuzla çok fazla alakalı değildir. Ekonominin iyi olduğu dönemlerde çok fazla borçlanır ve ekonominin bozulduğu zamanda batabilirsiniz ama bu ülkenin ekonomisiyle alakalı değildir. Sizin hatanızdır. Toparlamak gerekirse fırsatları takip etmek her zaman önceliğimiz olmalıdır. Yani ülkenin ekonomisi kötü, enflasyon yüksek diye üzülmenin bir anlamı yok. Sabırla yeni fırsatları aramalıyız.

 

Mr. M: Tam bir iş insanı gibi konuştun hocam, kriz fırsattır diye 😃 Milyoner oldum ama memur kafasını hala atamadığımı itiraf etmeliyim, en azından bakış açımı geliştirmem gerektiğinin farkındayım diyip teselli olayım..

Yatırım tavsiyesi ben de vermiyorum, senden de sormayacağım. Tavsiye anlamında değil, ama kendi yaptıklarından bahsetmek ister misin? Zaten #YILMAZ10 ile çok şeffaf paylaşımların var. Fakat bunların dışında yatırımların var mı? Veya toplam portföyünde ne gibi yatırım araçları var?

E.Y.: Teşekkürler. Genel bir bilgi vardır. Yunancada, kriz fırsat anlamına gelir diye. Bence de öyle her kriz kendi içinde onlarca yüzlerce fırsat sunar. Tabi bu fırsatları sadece azınlık görür…Bu yüzden milyonerler klubü bir azınlıktır.

#YILMAZ10’da paylaştıklarım sadece Borsa İstanbul’da olan yatırımlarımı gösteriyor. Bunlar dışında birkaç gelir kaynağım daha var.

  1. Yunanistan havayolu şirketi olan Aegean Airlines şirketinde hisselerim var.
  2. Kısa zaman öncesine kadar bir UBER aracım vardı. Malum Uber İstanbul’da kapatılınca aracı satmak zorunda kaldık. Kısaca artık Uber’den bir gelirim yok.
  3. Reklam gelirlerim var.
  4. Bulgaristan’daki arsalarımızdan gelirlerim var.
  5. Yaptığım bazı ticari faaliyetlerden gelirlerim oluyor bazen.

Son olarak yeni bazı girişimlerim olacak umarım her şey yolunda giderse birkaç mevcut gelir kaynağıma son verip bu yeni işlere odaklanacağım.

 

Mr. M: Çok geniş bir spektrum hocam, bravo. Yalnız bizden biri dedik, küçük yatırımcı diye bağrımıza bastık, sen 4-5 farklı gelir kaynağı diyorsun 😃 Maşallah!

Geriye dönüp baktığında finansal yatırımlar anlamında şunu yapmasaydım, bugünkü aklım olsaydı şöyle yapardım dediğin anlar/konular geliyor mu? En iyi/en kötü yatırım vs.

E.Y.: Küçük yatırımcı konusu paradan ziyade yatırıma bakış açısıyla alakalı. Para hakkında, yatırım, tasarruf hakkında herhangi bir fikri olmayan insanlar benim için ‘’küçük yatırımcı’dır’’ Onun dışında çok az parası olup büyük paralar yöneten insanlar gibi davranan ve onlar gibi düşünen insanlarda ‘’Büyük Yatırımcı’dır.’’ Yani küçük veya büyük yatırımcı olmak bana göre niceliksel bir şey değil, nitelikseldir.

Bugünkü aklım olsaydı kesinlikle tasarruf etmeye daha önce başlardım. Çok fazla aptalca para harcadığım yıllar oldu. Bugünkü aklım olsaydı liseden mezun olmadan önce kesinlikle İngilizceyi çözerdim. Bugünkü aklım olsaydı lise yıllarımda bir AVM’de çikolata standı açmak için çabaladığım o işte daha ısrarcı ve daha hızlı hareket ederdim. Bugünkü aklım olsaydı bir hisse senedinden çok daha fazla pay alırdım. Kısaca çok fazla konu var ama bu kadar yeterli bence 😃

 

Mr. M: Yatırım konusunda yeni başlayanlara önerilerin olur mu? Mesela borsaya başlamak için ne tür bir altyapı olmalı? Aktif hisse seçerek yatırım yapmakla pasif şekilde fon almak/çok sayıda hisse alarak endekse yakınsamak mı? Mesela yurtdışında bir çok insan hem bilgisi olmadığı hem de vakit ayırmak istemediği için endeks fonlarına (örn. #VOO Vanguard S&P 500) yatırım yapıyor.

E.Y.: Ben ilk olarak şunu söylemek istiyorum. Yatırım tabirini çok geniş olarak düşünmeliler. Borsada hangi hisseyi alalım tarzındaki sığ düşünce ile bir yere varılmaz. Borsada yatırım yapabilmek için öncelikle geniş bir genel kültür ve sektör bilgisine sahip olmak gerektiğini düşünüyorum. Bir miktar sanatçı gözlüğünüzde olmalı. Çünkü yatırım hem sanat hem matematiktir. Bunun dışında öncelikle yatırım kişinin kendisine yaptığı yatırımdır. Kendinizi geliştirmeden para kazanmanız zordur. Borsaya gelecek olursak kişinin bilgi ve becerilerine göre tercih yapması en iyi yoldur.

 

Mr. M: Portföyünün performansını nasıl ölçüyorsun? Aylık ve yıllık şekilde aldığın getiri oranları vs. notlar var mı ? Sence iyi bir yatırımcı mısın 😀

E.Y.: Yatırımlarımın getirileri benim için tek önemli gösterge. Yani bir hissenin %30 ekside olması yada %30 artıda olmasıyla çok ilgili değilim. Çünkü bu bir illüzyondur. Ama satış geliri veya zararı ise gerçektir. Ben buna önem veriyorum. Çok iyi bir yatırımcı değilim ama çok kötü bir yatırımcı da değilim. J

 

Mr. M: Niye öyle diyorsun hocam, Twitter’da 1 koyup 3 alıyor herkes 😊 Samimiyet ve gerçekler, zaten bu yüzden bu röportaj serisinin ilk konuğusun!

Tasarruf! Bu kelime senin için ne çağrıştırıyor?

E.Y.: Teşekkürler. 1 koyup 3 alanlara tavsiyem; klavye başından kalkıp sokağa çıksınlar. Gerçek hayata dönsünler.

Tasarruf: Zenginlik kapısını açacak olan anahtardır! Tasarruf deyince hep aklıma hep bu cümle geliyor.

 

Mr. M: Anahtar var, kapıyı da açtık bir ayağı da attık, gövdeyi de alacaz içeriye umarım 😊

Yurtdışındaki benzer bloglarda görüyorsundur; adamlar kuruşu kuruşuna ne kadar portföyleri var, ay ay ne kadar harcama yapmışlar yazıyorlar. Bizim kültürümüzde para konusu hassastır 😃 Bir çok nedeni olabilir, zaten bunu değiştirecek kadar cesur da değilim öyle bir iddiam da yok.. Portfoyünü büyüklüğünü sormayacağım, ama harcama kısmında bazı sorularım olacak. Sence tasarruflu biri misin? Nelerden tasarruf edersin, nasıl edersin? Mesela yıllık gelirine (yatırım getirileri hariç) göre tasarruf oranın nedir?

E.Y.: Kesinlikle tasarruflu biriyim. Hemen hemen her harcama kaleminde tasarruf ediyorum diyebiliim. Ama ben aslında bunları tasarruf olarak görmüyorum. Çünkü ihtiyacım olmayan şeylere para harcamadığım zaman tasarruf etmiş oluyorum. Tasarruf bildiğiniz gibi bir kültürdür. Harcama kültürünüz varsa tasarruflu oluyorsunuz. Oran olarak ise bir şey söylemem zor çünkü tüm gelirim yatırım gelirlerinden bu nedenle her zaman gelir miktarım farklı oluyor bu nedenle haliyle tasarruf miktarımda. Ama kabaca söylemem gerekirse %20’un altına asla inmem. Bir iki örnek vermem gerekirse, hâlâ 3 sene önce aldığım telefonu kullanıyorum. Yakında değiştirmem gerekecek ama bütçem 3 bin lira! Sigarayı bırakalı da 5 sene oluyor sanırım. Pahalı marka kıyafetler almıyorum, orta halli ve kaliteli kıyafetler daha iyi bence.

 

Mr. M: Etikete ve ambalaja değil kaliteye ve içeriğe önem vermek, işte bu! Peki kaliteli ve refah yaşamakla tutumlu olmak ve kanaat etmek arasında nasıl bir denge kuruyorsun?

E.Y.: Kaliteli ve refah bir hayat sürmenin tek yolu tasarruflu yaşamaktır bence. Kaliteli bir hayatın daimi olması buna bağlıdır. Çünkü iktisadın temel kuralını hepimiz biliyoruz; İnsanın istekleri sınırsız, kaynaklar ise sınırlıdır. Mutlu ve tatminkâr bir hayatın sırrı daha fazla şey satın almak değil satın alınanlardan keyif almak ve satın alınamayacak olanlara sahip olmanın ayrıcalığı için minnettar olmaktır.

 

Mr. M: Finansal özgürlük hakkında görüşlerin nelerdir? Senin de hedefin mi? Eğer öyleyse sence ne kadar uzaktasın bu hedeften?

E.Y.: Finansal özgürlük benim ulaştığım bir hedef. Finansal özgürlük belli bir miktara ulaşıp ondan sonra yan gelip yatmak olarak düşünürdüm eskiden ama bu konudaki fikrim değişti artık. Finansal özgürlük belli bir miktara ulaşıp ondan sonra sevdiğin ve keyif aldığın işlerin içinde olabilme özgürlüğüdür. Tabi ki yan gelip yatmak da bir tercih olabilir ama bundan eninde sonunda sıkılıyorsunuz, denedim biliyorum.

 

Mr. M: Siz giderken biz dönüyorduk diyosun Finansal Özgürlük yolcuğunda 😃 Yani şu an aktif olarak çalışmadan, pasif gelirlerle hayatının sonuna kadar yaşarım diyorsun?

E.Y.: Estafurullah 😊 Evet, pasif gelirlerimle çalışmadan hayatımın sonuna kadar yaşarım. Ama yukarıda da dediğim gibi ben finansal özgürlüğü yan gelip yatmak olarak görmüyorum. Çalışmaktan keyif almadığınız ortamlardan kurtulmak ve çalışmak istemediğiniz insanlara katlanmaktan kurtulup sevdiğiniz işlerle ve insanlarla çalışabilme özgürlüğü olarak görüyorum. Başkasının hayalleri için değil, kendi hayallerinizin peşinden gidebilme özgürlüğüne sahip olmaktır, finansal özgürlük!

 

Mr. M: Finansal özgürlüğü harika tanımladın hocam! Bitirirken başka bahsetmek istediğin konular var mı? Mesela purolar 😃

E.Y.: Puro… Evet benimde bazı ufak tefek kişisel zevklerim ve hobilerim var. Puro içmeyi seviyorum. Bunun dışında kol saatlerine ve dolma kalemlere de ilgim var. Tasarruflarımı bu hobilerime gömüyorum.

 

Mr. M: Çok teşekkür ederim Engin Yılmaz, kendi adıma çok faydalandım ve zevk aldım bu röportajdan. Son olarak eklemek istediklerin var mıdır?

E.Y.: İlk röportajda olma ayrıcalığını tanıdığın için teşekkür ederim tekrardan. Umarım okuyuculara faydalı olabilir ve yeni ufuklar açabiliriz. Tasarruf konusu ülkemizin ve bizlerin kişisel gelecekleri için çok kritik bir konu. Her ne kadar önemi fazla anlaşılmasa da… Elbette yatırım konusu ve her daim gelecek için umutlu olmak ve başkalarını suçlamaktan vazgeçip çok fazla çalışmak ve sadece buna odaklanmak çok çok önemli.


Sn. Engin Yılmaz ile keyifli bir sohbet tadında röportaj yaptık, kendisine zaman ayırdığı için teşekkür ederim. Umarım okuyanlar olarak harcanan vaktinize değecek ölçüde sizlere katkısı olmuştur. Bu röportajlara devam etmeyi düşünüyorum, kimlerle yapmam ve neler sormam hakkında önerileriniz varsa lütfen yorum olarak belirtin.

Mr. Milyoner


Yazıyı beğendiyseniz diğer popüler yazılarım:

Yeni yazılar için TwitterFacebook ve Instagram hesaplarından takipte kalın!

Beğendiyseniz lütfen sosyal medyada paylaşın! Soru ve görüşlerinizi de yorum olarak bırakın! Teşekkürler

Previous

Yatırım Araçları Getiri Karşılaştırması 2003-2019

Next

Yatırım İçin Daha Çok Eğitim/Bilgi, Daha Yüksek Getiri, mi Acaba ?

9 Comments

  1. Hafay

    Harika bir uygulama olmuş! Teşekkür ediyorum .

  2. AYLİN

    çok faydalandım.teşekkür ederim.Devamı gelsin.

  3. Sercan

    Çok faydalı olmuş teşekkürler. Spotify ve youtube üzerinden podcast düşünmelisiniz bence bu tip röportajları. Çok daha fazla kişiye erişebilir ve bizim için büyük kolaylık olur. Tekrar teşekkürler.

    • Merhaba Sercan Bey,

      İlginiz için ben teşekkür ederim öncelikle. Şu anda blog üzerinden gidiyorum, fakat ileride düşünebilirim. Yeter ki faydalanacağımız bir aracı olsun, bilgi güzeldir!

  4. Tutumlu

    İki sene önce burada da belirttiğim gibi mal varlığım 225 Bin TL civarıydı dediğiniz gibi oldu gerçekten 200 binden sonra servet hızla katlanmaya başlıyor.Yıllardır en büyük portföyüm ile piyasa araçlarının üzerinde getiri elde ettiğimden dolayı toplam servetim 500 Bin TL ye ulaştı.Servetim 80-100 bin TL iken beklemek çok sancılıydı ve yıllar aldı şimdi satasım gelmiyor bu gidişle milyoner olmama 4 sene filan kaldı bu kadar basitmiş herşey zor olan sabır.”Sat abi hayatını yaşa artık geldin kaç yaşına” laflarını kesinlikle dinlememek gerekiyormuş.İyiki büyüklerimin sözünü dinleyip satmamışım.Örnek vermek açısından belirtmek istedim sadece.Herşeyden önemlisi artık daha mutlu ve huzurluyum sağlığımda yerinde insanlar hayatlarını hep zorlaştırmak üzerine kurgulamış zihniyeti değiştirmek gerekiyor.

    • Merhaba,

      Harika, çok mutlu oldum verdiğiniz haberlere. Sizi de yakında milyonerler klübüne alıyoruz demek 🙂

      Selamlar.

      • Tutumlu

        İnşallah zenginlik zihniyetinde hep bir sonraki basamağı düşünmeye başlıyorsun 🙂 Bu devirde milyon da pek para etmiyor ama milyoner olunca onu yönetmek daha da zorlaşacak olsun heyacanı bile güzel.Aynı ilçedeki evimi satmasaydım eğer şu an çok daha yüksek rakamlardaydım evi sattıktan daha sonra ev fiyatı birden ikiye üçe katlamaya başladı.İlçede tarih boyunca böyle bir şey olmamıştı bende arsayı satmaktan vazgeçtim.Bu arada arsa yatırımı hangi şehir olursa olsun uzun vadede çok farkediyor.Emlak bitti artık millet arsaya yönelmeye başladı buda benim işime yaradı.Bu arada sağlığınıza çok dikkat edin ben artık her gün yaz kış yüzmeye gidiyorum son bir senedir.Herşeyi kafaya takıp üzülmeyin ileride kazandığınız paraları güzel şekilde yemeye bakın.Uzun vade ve plan bu işin sırrı.Ben en çok yeniden zengin olduğuma seviniyorum.Eskiden çok şeylerim vardı elimden aldılar hep sıfırdan tekrar güzel günlere geri dönmek harika bir duygu.Hiç bir şey zor değil yeter ki cesaret edin arkadaşlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Powered by WordPress & Theme by Anders Norén