Mr. Milyoner

Tasarruf + Birikim + Yatırım = Finansal Özgürlük

Mr. Milyoner

Bankaların Kârları Uçarken Personel Sayısı Düşüyor!

Hepiniz haberlerde görüyorsunuzdur; bankalar kârlarını şu kadar artırdı, rekor tazeledi, uçtu-kaçtı! Benim de dikkatimi çekiyordu, her yıl istisnasız kârları artıyor. Bunu nasıl başardıklarını biliyoruz; her yıl artan komisyon ve masraflar, azar azar verdikleri mevduat faizlerine karşılık çok yüksek kredi ve kredi kartı faizleri! Daha çok kazansınlar, gözümüz yok. Yalnız bir çalışan perspektifinden bakınca, bu kadar büyüyen ve kâr eden bankaların çalışan sayısı ve maaşları da aynı oranda artıyordur diye düşünüyordum. Yanılmışım!

Bankaların Kârları

2001 yılında yaşadığımız ciddi krizinden sonra bankacılık sektörüne yönelik önemli düzenlemeler geldi. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) aracılığıyla belirli kontroller getirildi. İyi ki de oldu, artık yakından izleniyorlar ve her bilgileri de şeffaflaştı. Bu sayede ben de BDDK’nin şu websitesinden istediğim bilgileri kolayca çekebildim.

Görüyorsunuz, anlatmaya gerek yok! (Son günlerin fenomen amcası stili* 🙂 ) İnanılmaz şekilde artmış kârları, 2002’den 2017’ye tam %1604 artmış! Bu arada banka sayısı artmış sanmayın, aksine 2002’de 54 banka varken, 2017 sonunda sadece 49 banka var!

Bankaların Çalışan Sayısı

Normalde bu kadar büyüyen bir sektörde çalışan sayısının da belirgin şekilde artmasını beklersiniz. 2002’den 2013 yılına kadar bahsettiğim kadar olmasa da bir paralellik görülebilirken, 2013’ten sonra durum değişmeye başlıyor.

2002’den 2013’e kârlar %755 artarken, çalışan sayısı %73 artmış.

2013’ten 2017’ye kârlar %99 artarken, çalışan sayısı %3 azalmış!

Ve bu eğilim de gittikçe artıyor gibi, bu kadar kârlı dönemlerde bile çalışan sayısını azaltan bankaların muhtemel kriz dönemlerinde ne yapacağını düşünmek bile istemiyorum.

Bankaların verdikleri maaşlara yönelik bir istatistik bulamadım maalesef, eğer elinde böyle bir bilgi olan varsa iletirse onu da eklerim. Ama çevremdeki bankacılardan duyduğum her geçen gün çalışma saatleri/stresleri/satış hedefleri hızla artarken maaşlarının kaplumbağa gibi olduğu.. 

Neden Bu Yazıyı Yazdım

Bir banka çalışanı değilim, beni direkt olarak ilgilendiren bir konu değil. Ama bankalar, kapitalizmin öncüsü olarak gördüğüm şirketlerdendir. Onlara bakarak diğer şirketlerin de durumunu, belki de geleceğini anlayabilirdim.

Biliyorsunuz şirketlerin tek amacı KÂR etmektir. İşte birçok kişinin söylediği “efendim, istihdam sağlıyoruz, insanlara iş-ekmek veriyoruz” söylemine inanmıyorum şahsen. Fakat bizim gibi çalışanlara ihtiyaç duyuyorlar(dı), ne kadar sermaye gerekse de emeğe de muhtaçlar(dı). Yalnız teknolojik gelişmeleri takip ediyorsunuz, robotlar/yapay zeka vs. biz çalışanlara olan ihtiyaçları azalıyor! Bu da beni korkutuyor. Çünkü birçoğumuzun tek geliri maaş…

Yazılarımı takip edenler bilecektir; belirli bir birikim tutarıyla finansal özgürlüğe kavuşup maaşlı işimi bırakarak, yatırımlarımın getirisiyle gönüllü emekli hayatı yaşamayı planlıyorum. Bunu gerçekleştirmek için hedeflediğim rakam 2 milyon TL ve 42 yaş. Ama bankalar örneğinde gördüğünüz gibi şirketlerin biz çalışanlara ihtiyacının azalması beni korkutuyor! 42 yaşıma kadar çalışmayı düşünüyorum, fakat şirketler beni o kadar süre istihdam etmek isteyecek mi acaba? Ya da sizi?

Mr. Milyoner


Yazıyı beğendiyseniz diğer popüler yazılarım:

Yeni yazılar için TwitterFacebook ve Instagram hesaplarından takipte kalın!

Beğendiyseniz lütfen sosyal medyada paylaşın! Soru ve görüşlerinizi de yorum olarak bırakın! Teşekkürler

 

 

Previous

“Nasıl Milyoner Oldu?” Serisi – 3 – Empire Strikes Back: 2009

Next

“Nasıl Milyoner Oldu?” Serisi – 4 – Return of the Jedi: 2010

17 Comments

  1. Gt

    Garip bir gelecek bizi bekliyor
    Artan nufus azalan insan ihtiyaci

  2. Onur

    Bankacılık uygulamaları ile mudiler kendi işlerini kendileri görüyorlar. Zaten yapılamayan hiçbir şey kalmadı sanırım, kredi kartı başvurusu – ihtiyaç kredisi başvurusu, havale -eft, her türlü alım – satım işlemleri vs. hepsi internetten, app’ten iki tıkınıza bakıyor.

    Migros’larda da biliyorsunuz, kendi kendinizin kasiyeri olabiliyorsunuz artık.

    Yine de fark ettiniz mi bilmiyorum, bankacılıkta da marketlerde de halen insanlarla muhatap olmak isteyen büyük bir kitle var. Yani insanlar büyük bir alışveriş yaptıysa kasiyerle muhatap olmak istiyor ya da konut kredisi, taşıt kredisi çekecek birisi internetten bu işi halletme yoluna gitmiyor. (Teknik olarak da gidemiyor sanırım) Karşısında muhatap olarak insan görmek istiyor. Bakalım bir gün tamamen insanlar yerine yapay zekaya güvenme eğiliminde olabilecek miyiz.

    Saygılar.

    • Merhaba Onur Bey,

      Evet dediğim gibi bankalar da öncü şirketler, marketlerden sonra diğer şirketlerde de benzer uygulamalar göreceğiz. İşte bu yüzden birey olarak biz de bu yeni realiteye hazırlıklı olmalıyız. Maaş geliri dışında alternatif gelirler yaratabilmeliyiz. Paradan para kazanma, yani yatırım getirisi en kolayca yapabileceğimiz.

    • Tutumlu

      İstanbul inavasyon haftasında sunumu yapılmıştı TEB bankası sokaklarda online şubeler açmaya başlamış.Dünyada trend bu olacak biz şimdiden başladık diyorlardı.Kredi filan da çekilebiliyor denmişti.

      • Bizim bankacılık sektörü yenilikleri takipte çok iyi, biz de Türk insanı olarak yenilikleri kullanma ve benimsemede iyiyiz 🙂

  3. merhabalar hocam, öncelikle bankacı değilim belirteyim bu yazdığınız yazıya bir iki eleştiride bulunacağım. öncelikle bankaların çok kazanmadığına ve neden çok kazanmadığına değinen
    karamsar ekonomi uzmanız föş adıyla bilinen atilla yeşilada nın bir yazısını buradan paylaşmak istiyorum.

    http://www.paraanaliz.com/2016/ekonomi/3989-3989/

    eski bir yazısı ama olaylara farklı açılardan bakmış, tavsiye ederim. bankaların karları üzerinde baskı var, bankalar sadece eldeki parayı verip kazanç elde etmiyor, onlar da dövizle kredi alıp aldıkları parayı halka sunuyor. (ayrıca konut kredi faizlerini düşük tutmaları için ayrıca baskı yediklerini düşünüyorum bir de batık kredi sayılarının da artmış olduğunu ve açıklayamadıklarını düşünüyorum. )

    ikinci olarak yazında katılmadığım nokta çalışan sayısı ve bankanın kazancı hakkında, bankalar elindeki para (sermaye) ve çektikleri kredi kadar parayı sermaye olarak kullanırlar ve finansal piyasaya sunarlar. tahminimce ana gelir kaynakları bunlar, onun dışındaki kart ücreti (bu aralar almıyorlar sanırım) hesap işletim ücreti, eft vb. ücretler kazandıkların para içinde çok yer tutmuyordur diye düşünüyorum.)

    elindeki sermaye büyükse daha çok kredi verir ve o oranda para kazanır, kazancının çalışan sayısıyla çok alakası yok diye düşünüyorum. zaten ağırlık yavaş yavaş dijital şubelere kayıyor. sermaye arttıkça kar ve kazanç artıyor ama çalışan sayısı aynı oranda artmıyor. bu durum kötü ama bu tip adam gücüyle çalışmayan sektörlerde normal gibi.

    bankaları ben de sevmem. bu aralar abd borsasından hisse almayı düşünüyorum, kısmen gördüğüm kadarıyla çok önemli oranlarda kesintiler yapıyorlar, al sat yapma şansın pek olmuyor, bu komisyon oranları çok yüksek.
    ayrıca basit bir eft için cüzi de olsa para kesiyorlar, özellikle kiralık kasa vb. ücretlerde istedikleri tutarlar çok fazla.

    banka çalışanlarına çok üzülüyorum, ciddi stres ve baskı altında çalıştıklarını görüyorum, tüm sektörlerde var ama bankacılıkta bu çok fazla, hedef baskısı yapıp personelinin pertini çıkartan ne kadar yönetici varsa topunun buradan kulağını çınlataraktan yazıma son vermek istiyorum. bu arada senin bloğa yazı ekleme konusunda momentumunu kaybettiğini düşünüyorum. haftada bir paranı nasıl değerlendirdiğin, bir tane de x konusunda nasıl tasarruf yaptığını gösterir yazı paylaşırsan daha çok kişinin anlık dikkatini çekebilirsin, teşekkürler şimdiden.

    • Merhaba Sinyor,

      Görüşleriniz için çok teşekkür ederim, önemli bir katkı sağlıyorsunuz yorumlarla.

      -bankaların çok kazandığı konusunda tabii ki farklı görüşler olacaktır, Atilla üstada da saygım sonsuzdur. Fakat karlarının artış grafiği ortada, başka sektörlerde görülmeyen bir hızla artıyor. taktir tabii ki kişisel olabilir.

      -bankaların gelirlerinin önemli bir kısmını o 3-5 liralık masraf ve komisyonlar oluşturuyor aslında. mesela 2016 yılı için buldum:
      “Söz konusu dönemde “dönem net karı” 37 milyar 532 milyon lirayı bulan bankaların, kredilerden alınan ücret ve komisyon gelirleri 7 milyar 229 milyon lira, bankacılık hizmetleri gelirleri ise 23 milyar 145 milyon lira oldu.” http://www.aljazeera.com.tr/haber/bankalarin-faiz-geliri-195-milyar-lira

      gelirlerin %20si komisyon ve masraflardan geliyor, ki bu rakam birçok şirketin cirosundan fazladır. ayrıca söylediğiniz faaliyetleri yapmak için personele ihtiyaç duyarlar, kredi vermek vs. mesela yazıda fazla detay olur diye bahsetmemiştim, şube başına düşen çalışan sayısı 21’lerden 17,5’a düşüyor. yani büyüyen hacme göre çok işi daha az kişiye yaptırıyorlar. tabii ki online işlemlerle işler azalıyor diyen olabilir, ama başka yeni işler için de personel gerekiyor.

      ÖZETLE aslında burada vurgulamak istediğim konu bankalar değil, genel olarak şirketlerin amacı karı artırmak için her fırsatta personel azaltmaya çalışması ve gelecekte teknolojiyle birlikte bunu daha sık yapabilecekleri. buna kafa yorup kendimizi zor durumda kalmadan geleceğe hazırlamalıyız. en azından ben öyle yapmaya çalışıyorum. elimde hazır yazılar vardı, onları kolayca yayınlıyordum fakat yeni yazılar yazmak zaman alıyor. haftada bir yazı yazmayı çok isterdim ama belki daha işlerin az yoğun olduğu dönemlerde yapabilirim. yazıdaki eksikler/hatalar konusunda uyarınız ve önerilerini için de çok sağolun.

      tekrar teşekkürler.

  4. Hasan Yiğit

    eski bir banka genel müdürlüğü çalışanı olarak söyleyebileceğim bankaların verdiği her rakama inanmamanız olacaktır. aynı datayla bir banka batıkta gösterilir süper kâr ediyorda…

    evet otomasyonla eleman azaltmaya çalışıyorlar ama esas sebep bu değil.

    • Merhaba Hasan Bey,

      Rakamlarda manipülasyon varsa korkutucu. Ben bddkdan aldım, onların yalancısıyım. Sadece bankalar değil, bütün şirketler karlılık için personel azaltma eğiliminde.

      • Hasan Yiğit

        Çok detaya inmeden genel bir örnek olarak bankaların senelerdir tek kuruşunu tahsil edemediği telekom/oger borcunu hala NPL altında göstermemesini verebilirim. Milyarlarca dolarlık herkesin bildiği bu batık saklanabiliyorsa geri kalanını siz düşünün…

  5. deniz

    42 yaşında, 2 milyon birikim olunca nasıl değerlendireceksiniz? Ortalama 40 yıl ömür kalsa, 40 yıl nasıl geçineceksiniz?

    • Merhaba,

      2 milyon TL tutarı bizim ailemizin ihtiyaçları ve giderlerine göre çıkarılmıştır. Herkese uygun olmayabilir. Bunu belirtmek isterim. Birikimlerimi günün şartlarını gözeterek yatırım araçlarına yönlendiriyorum. O günün şartlarını şimdiden bilemiyorum, ama aylık belirli bir nakit akışı sağlayacak ürünler olmasına özen gösterirdim. Amacım da çok yüksek getiriler olmazdı, enflasyonun %3 üstünde getiri oranları hedeflerdim. Ayrıca bu uzun vadeli planlarımla ilgili birçok yazılar da gelecek.

      • deniz

        1 milyon tl biriktirebildiğinize göre 2 milyon hedefi çok da uzak olmasa gerek. Herhangi bir sosyal güvence olmadan (çocuk ve eş sağlık giderleri vb.), garanti bir nakit akışı yaratmak biriktirmekten daha zor olabilir. Türkiye gibi günlük yaşanan bir ülkede garanti nakit akışı yaratmak temettülerin değişken olması, vadeli hesapların enflasyona karşı ezilmesi nedenleriyle zordur.

        • haklısınız, zor. ama kolay olsaydı herkes yapardı. yine de diğer alternatif olan 65ine kadar çalışmaktansa bunu denerim. 42 yaş olmasa da 45 derim. ayrıca primlerin dışardan ödenmesi, bağkur vs. gibi alternatiflerle sosyal güvence de kazanılabilir. 22 yaşımdan beri çalıştığım için 42 yaşında 20 yıllık hizmet sürem olacak. eksik kalan günler çok az olacaktır.

          bir de şu an bile maaş gelirimizden daha fazla yatırım getirisi elde eder duruma geldik. sadece bu bile bu yolda ilerlememiz için bize moral veriyor. gönüllü emekli olamasak bile finansal özgürlük gerçekten güven veriyor. tavsiye ederim.

          • deniz

            Maaş gelirinizden fazla yatırım getirinizi nasıl elde ediyorsunuz? Temettü, kira vb. dağılımı nedir?

          • Şu an yazmakta olduğum serinin (“Nasıl Milyoner Oldu?”) sonuncusu mevcut birikimim ve en son yılın getirileri ile ilgili olacak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Powered by WordPress & Theme by Anders Norén

error: Alıntı yapmak için lütfen iletisim@mrmilyoner.net adresinden iletişime geçiniz!